...Rûh-i Gusül...

12/5/2008 - Aşk koydum 'sen'in adını hiç utanmadan !

Kategori: siirlerim

 

M avi bir gül yaprağının suya düştüğü

 

E lzem vakitlerde buldum seni ey yâr

 

H üzzam makamındaki bir beste misali

 

L eylâklardan ödünç aldığın güzelliği

 

İ stanbul’un şehlâ gözlerine nakşedip

 

K albimin kıyılarına dercettiğin zaman

 

A şk koydum senin adını hiç utanmadan !

 

... 

 

M ürekkebini aşktan alan bir yüreğin

 

E llerime bıraktığı hüznün adıydı ismin

 

H aki rengi düşlerin vardı senin bilirim

 

L eylaklardan ödünç aldığın gri düşlerin

 

İ stanbul'u anlatırdın bana cennet gülüşünle

 

K ör gözlerine emanet ettiğim sevda hatrına

 

A şkı benden münezzeh kılma cennet yüzlüm !

 

...

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/4/2008 - Sızı...

Kategori: siirlerim

 

 

Sabahtı…

 

Noktanın ellerinden tuttu anne

Sen git dedi, burada sana yer yok !

Adam öldü dediler…

Cebinden çıkanı da bir kefene verdiler

Şiire kefene ne hacet !..

Ona sahibinin gözleri yeterdi, bilseler

 

Aldım çocuk ! Ray çiziği gözlerime bastım

Ardından kalan tüm harfleri

Sana bir ağıt yakacağım elbet

Ama kimseler duymayacak,

Sana bir ağıt yakacağım elbet

Ama tüm sözleri yakmakla başlayacak

Evet sana bir ağıt bırakacağım çocuk

Çünkü kefeninde ben olacağım.. Sabret  !

 

Adını sordu zaman geçtiği baharlardan

“Doğmak” dedi doktor, maziye öykünerek

 

Bana sorsa “Sus!” derdim, eminim ki  “Sus” derdim

Cümle yavrusunu noktadan bile kıskanırken

Ben söze nasıl giydirirdim adını !

Bırak çıplak kalsın bu öykü

Bırak üşüsün secdesiz kahramanlar

Hiçbir rüzgâr sen yokken ki kadar sert esemez nasılsa

Hiçbir şehir, şehir değildir ayak seslerin yoksa

 

Aldım çocuk ! çöl yanığı ayaklarıma bastım

Sesinin düştüğü her zerreyi…

Tane tane eriyorum şimdi bak, hem bu zemheri değil miydi ?

Bir cami avlusunda, bir  sabah kuytusunda,

Elini yüzünü abdest suyuna kurban vermiş bir dilenciyim

Kapında…

Sen belki zindandan bozma sarayında

Gözlerime iyi baksaydın tanırdın beni

Arkamdan gelen rüzgârı dinleseydin

Başka türkü istemezdin notalardan

Ama ben geldim…

Senden tek şey istiyordum

İçindeki o adamı...

 

Adımı sordu zaman; “SEN” dedim, bilmeden...

Meğer ben bir ölüymüşüm, kefeninde üşüyen… Af !..

 

(Noktayı azad etti Anne… nehirler açıldı, bu aşk daha nelere gebe !..)

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/3/2008 - Aynaya Bakmaya Cesareti Olan Varsa Buyursun!

Kategori: siirlerim

 

Takvimler,

bir bahar güncesinin onaltıncı yaprağını gösterir

Yürekler,

 bir zulüm sayfasının iç burkan noktasına gark olur

Sözler,

el etek çeker cümleden isyankâr ağıtların rehberinde

Yüzler,

yüzleşir koskoca tanklar ile, yüzünü ölümlere salar bir vicdan

Şehir,

 bir ruhun, yüreğini yitirmiş insanlığın karşısında duvar oluşunu izler

Zulüm,

caka satar taş taş üstünde koymayan adımlarla

İnsanlık,

korkar, pusar izbeler ardına, vicdan ödün vermez yarasından

Dünya,

kararır..  ve karartır bir çocuğun ellerini,

Vakit,

gözlerde pıhtılaşır, kalbe giden yol tıkanır

Çocuk,

son çığlığını bir taşa verir..  ki toprak incinmesin !

Anne,

incinmesin ister yaprak ölsede ağaç ve özgürlüğe göz koyar

Özgürlük,

gün gelir, bir buldozerin ayakları altında defalarca ezilir..  ezilir…

Yürek mahçup, anne mağrur, zulüm hadsiz artık

Vicdan,

artık tuz-buz olmuş bir aynadır geçmişte kalan

bakanlara kan-revan .. 

bakmaya cesareti olan varsa buyursun !

 

16 Mart 2008

 

 

Rachel Corrie anısına...

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2008 - Oysa ben sana bir sır verecektim...

Kategori: siirlerim

...

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/2/2008 - -Sulak şehir...

Kategori: siirlerim

 

 
 
Hâlihazırda rüzgârları vardır şehrin

uslanmayan yağmurları

sen ki kanatları bir çakıl taşına kurban gitmiş

güverciniydin şehrimin

her gökte havalanmayan

her gökte ağlamayan

ama ona bakan her göğün

bulutlarına söz geçiremediği

 

***

bir bahar düşkünü gibi

çatlamış dudaklarından çıkacak

damlaları beklerdim her gece

ellerimi korkmadan, üşenmeden

usulca daldırırdım hayalinin girdabına.

beklemek, özlemek kadar ağır basardı kirpiklerime

kapardım usulca

dalardım sabahına..

 

***

bir pazardı sonra

toz duman olurdu geçmişe kaçan her saniye

sen ardında koca bir toz bulutu

caka satardın iplik iplik olmuş gurbete

'şu zaman ne inatçı şey !' derdin

suları hep yokuşa akıyor burda

sahi su dedinde;

ağlayamadım nicedir

sen mi diye sorma,

ben ya,

sulak şehir..

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

/...Sesin Rabb'ine andolsun ki, artık en sessiz yanımdan ağlıyorum sana ÇOCUK, en çığlık yanımdan vurulmuşken! /

Kategoriler

  • denemelerim
  • siirlerim
  • yorumlarim
  • Arkadaşlarım

    biryaprakmisali
    eslemnokta
    birdenizkizi
    iskenderpala
    XemgiN
    muhammeddurre
    edebiyatfm
    necipgenc
    islamikra
    ozgurkursun
    parmakucuedebiyat
    sezaikarakoc
    suskunadam
    filbahar
    kurtubadergi
    zemheriedebiyat
    aykiriedebiyat
    MustazaflarFM21
    eleminaz
    cundullahresul
    kaleminsahibine
    zebell
    gzbks
    sepia17
    adigebatur
    Gathering
    saidercan
    ilayusuf
    feyne
    Beyazkalemim
    visal
    kafdagi
    safakkk
    sessizyusuf
    ogzulmart
    muratsoyak
    cevatakkanat
    mistikozan
    Rachelcorrie
    araf21
    IcimdekiEzanSesi
    mustafaoguz
    aztoprak
    kalemasigi
    keremmisali
    huznuyar
    yusufisevda
    kuLtaNesi